"Soichiro Honda" Bir Basari Öyküsü

Katılım
6 Haz 2016
Mesajlar
306
Tepki puanı
127
Aracınız
EFSANEVİ BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ: HONDA .....

Birçok ülke gibi japonyada 1930'lu yıllardaki büyük ekonomik krizde sersefil olmuştu. işte bu zorlu dönemde erken yaşlarında çalışma hayatına atılmak zorunda kaldığı için diploması olmayan ama motor ustalığı konusunda büyük bir beceriye sahip soichiro honda isimli genç bir adam mahalle arasında açtığı küçücük atölyesinde sürekli olarak motorlarla uğraşıyor ve yeni bir icat bulabilmek için kafa patlatıyordu.

Honda yıllar süren ve tamamen kendi imkanlarıyla giriştiği araştırmalar sonucunda "piston segmanı" konseptine dayanan yeni bir motor dizaynı keşfetti.

Hedefi o dönemlerde japonyada yeni yeni faaliyete geçmiş toyota otomobil firmasına bu fikrini satmaktı. gece gündüz çalışan ve pek çok gecesini uyumadan atölyesinde geçiren honda en sonunda fikrini uygulanabilir hale getirmeyi başardı.

Ama öncelikle çalışan bir motor prototipi üretmesi gerekiyordu ve bunun için de paraya ihtiyacı vardı. Karısının mücevherlerini satarak ve elinde avucunda ne varsa ortaya dökerek edindiği sermayenin tamamını bu prototipi üretmek için harcayan soichiro honda en sonunda çalışan bir motor örneği ile toyota firmasının kapısına dayandı.

Bu kadar özenle geliştirdiği fikrinin toyota tarafından büyük bir hevesle ve güzel bir para karşılığında satın alınacağını düşünen ve neredeyse tüm servetini bu umuda yatıran honda icadını inceleyen toyota mühendislerinin birazda eğitimsiz bir adamın kendilerine böylesine bir fikirle gelmesine şaşırarak ama daha çok da burunlarını kıvırarak motor prototipini reddetmeleriyle büyük bir şok yaşadı.

"Piston segmanı" fikrinin onlara ne büyük yararlar sağlayacağını tamamen göz ardı eden toyota mühendisleri soichiro hondanın icadı olan motoru "standartlarımıza uymuyor" diyerek red ettiler.

Soichiro tüm parasını ve umutlarını yatırdığı prototip red edildiği zaman ne yaptı dersiniz. bunalıma girerek toyota'daki mühendisleri suçlayıp dünyadan elini ayağını mı çekti ? hayır.

Mühendislerin dizaynını red etmelerinin sebebinin onların istediği teknik standartlara uygun bir motor yapamaması olduğunu ve bunun sebebinin de kendi teknik eğitim eksikliği olduğunu düşünen honda kendisini geliştirmeye karar verdi. bu sebeple japonyadaki üniversiteleri dolaştı ve oradaki hocalar ve mühendislerle görüşerek usanmadan fikrini anlattı.

Çoğu gittiği yerde kendisiyle alay edilmesine rağmen tam iki sene boyunca sürekli yeni şeyler öğrenerek hem kendini hemde motor prototipini geliştirip mükemmel hale getirdi.

İki sene sonra tekrar toyota'daki mühendislerin karşısına çıktığında artık ona gülemiyorlardı çünkü getirdiği motor mükemmeldi. en sonunda toyota kendisi için motor üretmesi için soichiro hondayla anlaştı.

Hikaye mutlu sonla burada bitti demeyin çünkü soichiro honda toyota firmasıyla anlaştığı yıllarda japonya ikinci dünya savaşına girmişti.

Hondanın toyotayla olan ihaleyi yerine getirebilmesi için bir fabrika açması gerekiyordu ama japonya'daki tüm ham maddeler savaş nedeniyle ordunun emrine verilmişti ve fabrikayı yapacak beton için çimento bile bulamıyordu.

Honda vazgeçti mi? hayır

Oturdu düşündü ve tamamen yeni bir betonlama tekniği geliştirerek fabrikasını bu yeni teknikle inşa etti.

Uzun yıllar süren çabaları meyvesini vermiş, yeni ürettiği motorunu toyotaya kabul ettirmiş, yüklü bir ihale almış ve savaş şartlarına rağmen fabrikasını kurmuştu.

Tam üretime başlayacağı zaman fabrikası bombalandı. moralini bozmadan fabrikayı yeniden inşa etti ancak ikinci kere bombalandı. bütün gücünü toplayıp fabrikasını üçüncü kere inşa etmeye başlayacaktı ki savaşta yenilmeye başlayan ve kaynakları tükenmeye yüz tutan japonya'da çelik bitti ve ordu dışında hiç bir yerde bulunmamaya başladı.

Düşünsenize "normal bir insan" bu kadar çabadan sonra kurduğu fabrikası iki kere bombalanıp üçüncüsünü yapmaya kalktığında üretim yapacak çelik bulamazsa çoktan topu atar belki tımarhaneyi bile boylardı ancak hondanın çelikten sert iradesi gene pes etmedi ve son derece ilginç başka bir çözüm buldu.

Japonyayı sabahtan akşama sürekli bombardıman eden amerikan savaş uçakları yakıtları bittiği zaman uçaklarındaki ek yakıt depolarını aşağı atıyor ve yollarına devam ediyorlardı. honda ülkenin her yanında görülen bu boş yakıt depolarını toplattı ve bunlardan elde ettiği çelikle motorlarını üretmeye başladı.

Artık herşey iyi gidiyordu ve savaşta bitmek üzereydi. honda savaş sonrası çok daha kaliteli üretim yapabileceğini ve ürünlerini çok daha kolay pazarlayabileceğini düşünürken büyük bir deprem oldu ve fabrikası üçüncü sefer ve bu sefer tamamıyla yok oldu. honda yenilmiş bir ülkede, neredeyse her şeyini kaybetmiş bir adamdı artık.

Bu arada savaş bitmişti ve japonya'da benzin kıtlığı yaşandığı için insanlar otomobil kullanmayı terk etmiş ve gidecekleri yerlere ya yürüyerek ya da bisikletlerle gitmeye başlamışlardı.

Hondanın fabrikası yok olmasaydı bile insanlar otomobil kullanmayı bıraktığı için ürettiği motorları satabilmesi zor olacaktı. honda kaderine küsüp "bu işleri bırakıyorum ben" artık diyeceğine kafasını çalıştırdı ve bu yeni durumda ne yapabileceğini düşündü.

Bir gün oturdu ve kendisinin de kullanmaya başladığı bisikletine özel olarak ürettiği küçük ve az benzin tüketen bir motor taktı. bu ilginç bisikleti gören komşuları kendileri içinde üretmesini istediler ancak ülkede büyük bir fakirlik ve hammade kıtlığı vardı ve böyle bir üretime geçmesi imkansızdı. zaten artık beş parası bile kalmamıştı.

Honda vazgeçti mi ? hayır.

Japonyanın her tarafındaki 18.000 (on sekiz bin) bisiklet satıcısı dükkana tek tek mektup yazdı ve onlara üreteceği hafif ve yeni bir motosiklet fikrini anlatarak bunun japonya'nın geleceği için büyük bir girişim olduğu konusunda onları ikna etti. bu firmalardan bir kısmı teklifini kabul ederek ona hem hammadde hem de para yardımında bulundular.

Tabii başarı hemen gelmedi. honda bir çok motor tipi üretip geliştirdi ve bunları ayrı ayrı sabırla denedi. en sonunda ise ufak ve tasarruflu motorlu "super cub" modelini üretti ve bu model önce japonya'da sonrada dünyada satış rekorları kırdı.

Bu kadar çabadan sonra soichiro honda artık zengin ve mutlu bir şekilde köşesine çekilir ve motosikletlerini satarak mutlu mesut yaşar diyorsanız yanıldınız.

Honda gene durmadı

1970'li yıllarda amerika'da petrol krizi çıkınca ve çok yakıt tüketen otomobiller satılmamaya başlayınca kendi tasarruflu ve ufak motosiklet üretimi konusundaki tecrübesini otomobil üretiminde kullanmaya karar veren honda daha önce bu alanda hiç bir tecrübesi olmamasına rağmen otomobil üretimi işine girdi ve az yakıt tüketen minik arabalarla amerikan pazarını fethetti.

Bugün 1930'lu yıllarda gece gündüz atölyesinde motor üretmeye çalışan soichiro hondanın kendi adıyla tanınan şirketi sadece amerika'da yüz bin kişi çalıştıran dünyanın en büyük şirketlerinden birisi ve her gün trafikte honda şirketinin ürettiği motosiklet ve otomobillerle karşılaşıyoruz.

Soichiro honda'nın başarısının sebeplerini özetlersek

1) yeni bir fikir bulduğunda ısrarla ve inatla fikrini hayata geçirmek için eyleme geçmesi ve bu fikrini mükemmelleştirmek için çaba harcaması.

2) etrafındakilerin her türlü kötümserliği ve alaycılığına rağmen moralini hiç bozmadan çalışmaya,üretmeye devam etmesi ve hayalinden vazgeçmemesi

3) son derece büyük felaketlere uğrasa ve aşılamayacak gibi görünen engellerle karşılaşsa bile bunalıma girmeyi ve vazgeçmeyi düşünmeden sakince düşünüp yeni çözümler üretmeye çabalaması

4) başarıya ulaştığı zaman bile bununla yetinmeyerek etrafında yeni fırsatlar araması ve herkesin felaket olarak gördüğü durumları bile kendisi için fırsata çevirmeyi bilmesi.

5) hedeflerine ulaşma yolculuğunda asla ama asla pes etmemesi.

Yazımı size yönelik bir soruyla bitirmek istiyorum:

Eğer tüm varlığınızı yatırdığınız iş yeriniz tam iki kere bombalanıp bir kere de depremle yok olsaydı ne yapardınız?

Ve sizin şu anda şikayet edip aşılamayacağını düşündüğünüz engelleriniz soichiro honda'nın karşısına çıkanlardan daha mı büyük?

Alıntı : Dr. Ahmet Girgin
 

j c K

Özel Üye
Katılım
2 Şub 2014
Mesajlar
198
Tepki puanı
257
Ruhu şad olsun. Eğer ki honda türkiye'nin başındakileri tanıyor olsaydı sağlam bir ayar çekerdi bence.
Nihat Doğan der ki "Soichiro honda'nın motorları bile bir başka devir çeviriyor... Eğer ki Soichiro honda ile honda türkiye karşı karşıya gelecek olsa; honda türkiye Soichiro Honda önünde diz çöker dövbe eder."
 
Katılım
17 Nis 2019
Mesajlar
31
Tepki puanı
17
Konum
Batman
Aracınız
Civic FD6 2010
Aracıma daha çok saygı duyarak binecek ve bu felsefeyi günde bir kez okuyacağım iletene teşekkürler muazzam...
 

RS23

Super Moderator
Yönetici
Katılım
24 Ara 2018
Mesajlar
721
Tepki puanı
1,002
Konum
Balıkesir
Aracınız
Civic FC5 2018
Birileri icat ediyor, birileri geliştiriyor, birileri üretiyor, birileri alıp kullanıyor, birileri alıyor kullanmayı bilemiyor, birileri alabilse kullanacak ama alamıyor, birileri de varlığından bile haberdar olmadan bu dünyadan göçüp gidiyor...

Belli bir yaşa geldiğimden bu yana ara ara düşünüp canım sıkılır. Çünkü bir şey icat etmedim ve üretemiyorum! Bir çok cihazı ve bilgisayar programını kullanmayı bile bilmiyorum.

Bu dünyada Soichiro Honda gibi kaç tane insan var acaba...
İcat eden, keşfeden, üreten, mücadeleden vazgeçmeyen insana saygı duymak, şapka çıkarmak, en önemlisi de örnek almak gerekirken geçen yaklaşık 90 yıla rağmen adamın 1930’lu yıllarda yapabildiklerinin hayalini bile kurabilecek bir vizyona ve mücadele gücüne sahip değilim...!
Sayılı başarı öyküsünün yanında maalesef milyonlarca da ataletle geçmiş ömür var!

Paylaşımınız kimileri için yeni başlangıçların tetikleyicisi olabilecek kadar faydalı bence.

Teşekkür ederim iyi ki varsınız


Bu öyküyle;
Honda markasına olan saygım güvenimin önüne geçti. Daha çok gurur duymam gereken bir otomobilim olduğunu farkettim.

Soichiro Honda yaşasaydı gerek malzeme ve işçilik gerek distribütör ve servisle ilgili bu denli eleştiriler yapıyor olmazdık. Düşünsenize nasıl bir mücadele öyküsü var markanın ardında... Okuyunca inanmakta bile güçlük çektiğimiz şeyleri gerçekleştirmiş adam. Kar marjı için prestijinin sarsılmasına müsaade eder miydi!

Rekabet gelişim için gerekli ancak belden aşağı vurulunca topyekün kalite kaybı ile sonuçlanıyor!:(

Herkese esenlik, afiyet ve başarılar dilerim.


Mobil cihazından CivicTR mobile app kullanılarak gönderildi.
 
Üst